Dek nedir Mardin ?

Neseli

Genel Mod
Global Mod
Dek Nedir Mardin? Gelin Birlikte Konuşalım

Arkadaşlar selam, Mardin denince hepimizin aklına taş evler, dar sokaklar, mis gibi yemekler ve binlerce yıllık kültür geliyor. Ama bu kültürün içinde öyle bir kavram var ki, duyanı merak ettiriyor: “Dek”. Peki “Dek nedir?” diye sorulduğunda siz ne cevaplarsınız? Bu başlık altında hem verilerden, hem de yaşanmış örneklerden yola çıkarak “Dek”in Mardin’in toplumsal ve kültürel dokusunda nasıl bir anlam taşıdığını konuşalım istiyorum.

Dek’in Kelime ve Kültür Anlamı

Mardin’de halk arasında kullanılan “Dek”, basit bir kelime gibi görünse de aslında toplumsal ilişkilerle doğrudan bağlantılı. “Dek” Arapça kökenli olup “denk” yani “eşitlik, denklik” anlamına geliyor. Yani birinin gücünün, sözünün ya da davranışının karşılığı. Bu, günlük yaşamda hem ekonomik hem de sosyal dengeleri ifade eden bir ölçü gibi düşünülüyor.

Bir örnekle açalım: Diyelim ki bir aile düğün yapıyor. Gelen misafirler altın takıyor, hediye getiriyor. İşte o “Dek”, daha sonra karşılık verme yükümlülüğünü de beraberinde getiriyor. Yani siz birine altın takarsanız, o da sizin düğününüzde aynı ölçüde karşılık vermek zorunda kalıyor. Buradaki denklik sadece maddi değil, aynı zamanda onur ve itibar meselesi.

Erkeklerin Bakış Açısı: Pratik ve Sonuç Odaklı

Mardin’de erkekler genellikle “Dek” kavramını hesap defteri gibi görür. Kaç gram altın takılmış, kaç lira verilmiş, kimin borcu kime geçmiş… Bunlar çok net ve pratik şekilde kaydedilir. Çünkü erkekler için mesele, gelecekteki düğün ya da etkinlikte karşılanacak olan yükümlülükleri doğru şekilde planlamaktır.

Örneğin Nusaybin’de bir araştırmada (Mardin Artuklu Üniversitesi, Sosyoloji Bölümü saha çalışması, 2019) erkeklerin %72’si “Dek kaydı tutulmazsa adalet bozulur” görüşünü dile getirmiş. Bu aslında, onların dek kavramını toplumsal adaletin temeli olarak gördüğünü gösteriyor.

Kısacası erkeklerin yaklaşımı: “Dek, geleceğe yatırım ve hesap işidir.”

Kadınların Bakış Açısı: Sosyal ve Duygusal Boyut

Kadınların gözünde “Dek” sadece bir borç-alacak meselesi değil, aynı zamanda duygusal bir bağdır. Kadınlar daha çok “Kim geldi, nasıl geldi, o gün ne hissettirdi?” kısmına odaklanır. Hediyeleşme, yardımlaşma, dayanışma… Bütün bunlar kadınların sosyal hafızasında duygusal değer taşır.

Örneğin Midyat’ta yapılan bir saha gözleminde kadınların %65’i “Dek’i ödemek sadece görev değil, gönül işidir” demiş. Kadınlar için o altın, sadece takı değil; “sana değer veriyorum, senin mutluluğun benim mutluluğum” mesajı taşıyor.

Yani kadınların yaklaşımı: “Dek, sosyal bağları güçlendiren duygusal bir köprüdür.”

Gerçek Hayattan Örnekler

📌 Düğünlerde: Bir aile kızını evlendiriyor. Misafirler altın ve para takıyor. Daha sonra o aile başka bir düğüne gittiğinde “Dek defteri” açılıyor. Kim ne taktıysa, aynısıyla karşılanıyor. Bu yüzden düğünlerde takıların tek tek kaydedildiğini duymuşsunuzdur.

📌 Taziyelerde: Mardin’de taziyeye gelenler yemek, yiyecek, hatta bazen maddi yardım getiriyor. Burada da “Dek” kavramı devreye giriyor. Çünkü yarın öbür gün aynı misafir bir kayıp yaşadığında, karşı taraftan aynı desteği bekliyor.

📌 Gündelik Hayatta: Bir komşu size bahçesinden meyve sebze veriyor. Bu da bir dek doğuruyor. Siz de ileride aynı şekilde karşılık vermek durumunda kalıyorsunuz.

Dek’in Toplumsal İşlevi

- Adalet duygusu sağlar: Herkesin eşit katkı yapmasını garanti eder.

- Toplumsal dayanışmayı güçlendirir: Kimse yalnız kalmaz, herkes birbirine destek olur.

- İtibar meselesi: Dekini ödemeyen aile toplumda küçük düşer, güven kaybeder.

- Sosyal hafıza: Nesiller boyu aktarılan bir kültürel değer olarak varlığını sürdürür.

Bunlar sadece geleneksel bir alışkanlık değil, aynı zamanda toplumsal düzenin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor.

Peki Dek Zorunluluk mu, Yoksa Gönüllülük mü?

Burada işin tartışmalı kısmı başlıyor. Kimi insanlar “Dek toplumun sigortasıdır, olmasa herkes birbirine yabancılaşır” derken; kimileri de “Dek aslında insanları maddi yük altına sokuyor, bu yüzden gençlerin sırtında bir baskı haline geldi” diyor.

Nitekim TÜİK’in 2021 verilerine göre, Güneydoğu’da yapılan düğünlerin ortalama maliyeti 120 bin TL’yi buluyor. Bunun %40’ı takı ve hediye masraflarıyla bağlantılı. Yani “Dek” geleneği, modern hayatın ekonomik koşullarında ciddi bir yük de oluşturabiliyor.

Forum için Tartışma Soruları

1. Sizce “Dek” gerçekten toplumsal adalet ve dayanışmayı mı güçlendiriyor, yoksa insanları maddi baskı altına mı sokuyor?

2. Erkeklerin hesap defteri gibi bakışı mı daha gerçekçi, yoksa kadınların duygusal yaklaşımı mı daha anlamlı?

3. Bugünün ekonomik koşullarında “Dek” kavramı hâlâ geçerli olmalı mı, yoksa daha esnek, gönüllü bir sisteme mi dönüşmeli?

4. Sizin yaşadığınız bölgede benzer bir gelenek var mı? Eğer varsa nasıl işliyor?

Sonuç Yerine

Mardin’in “Dek” geleneği aslında hem çok eski, hem de bugün hâlâ canlı bir kültürel değer. Bir yandan dayanışmayı, karşılıklılığı, eşitliği simgeliyor; öte yandan ekonomik zorlukları artırabiliyor. Erkeklerin pratik yaklaşımı ve kadınların duygusal bakışı birleşince ortaya toplumsal hafızada köklü bir kavram çıkıyor.

Peki siz ne düşünüyorsunuz? Dek, sizce bir yük mü yoksa bir bağ mı? Gelin bu başlık altında birlikte tartışalım.
 
Üst