Geçmeyen balgam için ne yapmalı ?

Neseli

Genel Mod
Global Mod
Geçmeyen Balgam İçin Ne Yapmalı? Bir Ailenin Sessiz Mücadelesi

Sevgili forumdaşlar,

Bugün sizlere sadece bir sağlık meselesinden değil, aynı zamanda bir hayat hikâyesinden bahsetmek istiyorum. Bu yazıyı okurken belki kendi annenizi, babanızı, eşinizi ya da kendinizi bulacaksınız içinde. Çünkü bazen bir öksürük, sadece bir öksürük değildir. Bazen ardındaki hikâye, insanın içine işler…

Bir Sabah, Sessiz Bir Endişeyle Başladı…

İlkbaharın başıydı. Havalar hala serin, rüzgar sertti. Ayten teyze, altmışına merdiven dayamış, üç çocuk annesi emekli bir öğretmendi. Sabahları camı açar, kuşların sesini dinlerdi. Ama o sabah… Açılan camla birlikte, içinden gelen o rahatsız edici hırıltı ve ardından gelen balgamla karışık öksürük, keyfini bir anda bozdu.

“O kadar da dikkat ettim, atkısız çıkmadım, soğuk su içmedim… Nedir bu böyle geçmeyen şey?” diye söylendi kendi kendine.

Kadınlar, Vücudunu Dinler… Ama Genellikle Sonra Harekete Geçer

Ayten teyze, hastalıkları içselleştiren o nesildendi. “Geçer geçer” deyip kendi kendine çözüm aramaya başladı. Kekik çayı, nane-limon, hatta dut pekmeziyle zencefili kaynatıp içti günlerce.

Kızı Elif, durumun farkındaydı. “Anne, bu kadar uzun sürdüyse artık doktora gidelim, bu balgam normal değil,” dediğinde Ayten teyze, klasik cevabını verdi:

> “Kızım ben bu yaşıma geldim, neler gördüm, bu da geçer.”

Ama bu sefer geçmedi. Gece öksürükleri arttı. Uyuyamaz hale geldi. Balgam zamanla koyulaştı, daha yapışkan bir hal aldı.

Erkekler, Çözüm Odaklıdır: Oğul Sahneye Çıkar

Bu noktada Ayten teyze’nin oğlu Burak devreye girdi. Mühendislik formasyonuyla meseleye stratejik yaklaştı. “Sadece şikayetleri değil, nedenleri bulmamız gerek,” diyerek annesini hastaneye götürdü.

İlk teşhis: kronik bronşit başlangıcı.

Doktorun ilk sorusu netti:

> “Sigara geçmişi?”

> Hayır.

> “Geçirilmiş enfeksiyonlar?”

> Grip sonrası uzun süren öksürük.

Burak durumu anladı. “Anne sen bu gribi ayakta geçirdim diyorsun ya, işte o ayakta geçmemiş.”

Doktor birkaç öneride bulundu:

- Bol sıvı tüketimi

- Odanın nemli tutulması

- Mukolitik (balgam sökücü) ilaçlar

- Rahatlatıcı buhar banyoları

- Eğer gerekirse düşük doz kortizonlu inhalerler

Ama doktorun son cümlesi, Elif’in içini cız ettirdi:

> “Eğer bu öksürük üç haftadan fazlaysa ve balgam da koyuysa, detaylı inceleme gerekir. Çünkü KOAH ya da akciğerle ilgili başka problemler olabilir.”

Duygularla Yüzleşmek: Balgamdan Daha Yoğun Birikmişlikler

Ayten teyze hastane çıkışında konuştu:

> “Aslında ben kendimi son zamanlarda çok yorgun hissediyordum. Ama yorulmak bile ayıp gibi geliyor bize… Alışmışız susmaya.”

Elif gözyaşlarını tutamadı. Bazen annemiz, bir balgamla değil, hayatın içinde bastırılmış duygularla boğuluyor aslında.

Ayten teyze bir süre sonra tedaviye başladı. Ilık suyla gargara, bitkisel desteklerle birlikte doktorunun verdiği ilaçları da düzenli kullandı. Üç hafta sonra, artık gece uykuları bölünmüyor, nefesi daha rahattı.

Ama asıl değişim içindeydi.

“Ben yıllarca çocuklarımı iyileştirmek için çabaladım, ama kendi boğazımdaki şeyi hep bastırdım.”

Bu sözleri duyunca Burak da, Elif de aynı anda fark etti: Bu sadece geçmeyen bir balgam değildi. Bu, yılların yüküydü.

Peki Geçmeyen Balgam İçin Ne Yapmalı?

Ayten teyze’nin yaşadıkları, birçok kişi için öğretici oldu. İşte Burak’ın mühendis mantığıyla çıkardığı “annelere özel protokol” listesinden bazı başlıklar:

1. Hemen geçmeyen balgam varsa, 10 günü aşmışsa doktora git.

2. Kendi kendine teşhis koyma.

3. Mukolitik ilaçları ihmal etme ama doktora danışmadan alma.

4. Buhar soluma (eucalyptus yağı eklenmiş) oldukça etkili.

5. Gün içinde 2-2.5 litre su iç.

6. Şekerli ve sütlü gıdalardan geçici süre uzak dur.

7. Yastığını yükselterek uyu, gece balgamı azaltır.

8. Stresle mücadele et. Çünkü balgam, bazen bastırılmış birikenin bedensel yansımasıdır.

Bu Sadece Bir Balgam Değildi…

Ayten teyze’nin yaşadıkları bize gösterdi ki; geçmeyen balgam sadece fiziksel bir belirti değil. Kadınlar bunu içine atar, erkekler çözmeye çalışır. Ama en güzeli, bunu birlikte çözmektir.

Eğer içinizde “Ben de böyleyim,” diyen biri varsa, geç kalmayın. Bazen boğazımızda biriken şey, sadece balgam değil; duyulmamışlık, fark edilmemişlik, ihmal edilmişlik de olabilir.

Forumdaşlar, Siz Bu Hikâyede Kendinizi Nerede Buldunuz?

- Siz veya yakınlarınız benzer bir durum yaşadı mı?

- Hangi doğal yöntemler sizde işe yaradı?

- Balgamla birlikte bastırdığınız duygular oldu mu?

- Kadınların “ihmal ettikleri” sağlık sinyallerini sizce nasıl fark edebiliriz?

Haydi gelin, bu konuyu hep birlikte konuşalım. Belki birimizin anlattığı, başkasının şifası olur. Bu başlık, sadece balgam değil; yaşamın içindeki küçük çığlıklar üzerine de olsun.
 
Üst