Ön yargı nedir kısa tanım ?

Neseli

Genel Mod
Global Mod
Önyargı Nedir?

Herkesin bir şekilde karşılaştığı, ancak çoğu zaman farkında olmadığı bir olgudur: önyargı. Peki, önyargı nedir? Kısaca söylemek gerekirse, önyargı, bir insan, grup ya da durum hakkında eksik ya da yanlış bilgilere dayalı, genellikle olumsuz duygularla şekillenen bir yargıdır. İnsanlar, toplumsal, kültürel ya da bireysel deneyimlerine dayanarak, belli bir gruptaki veya bireydeki özellikleri bir çerçeveye sokar ve bu çerçeve dışındaki durumlar göz ardı edilir. Ancak, önyargılar sadece yanlış düşüncelerle sınırlı kalmaz; aynı zamanda bireylerin davranışlarını ve toplumsal ilişkilerini derinden etkileyebilir.

Önyargının Psikolojik Temelleri ve Gerçek Dünya Yansıması

Önyargı, bir tür hızlı ve otomatik düşünme sürecinin ürünüdür. İnsan beyni, karmaşık bilgileri hızlı bir şekilde işleyebilmek için bazı "kısa yollar" kullanır. Bu kısa yollar, yani bilişsel önyargılar, genellikle geçmiş deneyimler ve toplumsal normlarla şekillenir. Ancak, bu hızlı düşünme yöntemleri, insanları yanıltabilir ve toplumsal gruplar hakkında yanlış yargılara varılmasına neden olabilir.

Peki, bu durum gerçek dünyada nasıl karşımıza çıkıyor? Veriler, önyargının ne kadar yaygın ve etkili olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Örneğin, 2020'de yapılan bir araştırma, ABD'de siyahilerin, beyazlara göre iş başvurularında daha az çağrıldığını ve bunun büyük ölçüde ırksal önyargılardan kaynaklandığını gösterdi. Chicago Üniversitesi’nden yapılan bir deney, aynı özgeçmişlere sahip başvurulara yapılan geri dönüşlerin, sadece adın farklı olmasına göre değiştiğini ortaya koydu. Siyah isimli başvurulara dönüş oranı, beyaz isimli başvurulara göre %50 daha düşük oldu.

Bu durum, sadece ABD'de değil, tüm dünyada benzer şekilde gerçekleşmektedir. Türkiye'de de, özellikle farklı etnik gruplara ve dini inançlara sahip bireylere yönelik önyargılar, toplumsal yaşamda belirgin bir şekilde yer alır. Farklı kökenlerden gelen bireylerin aynı iş fırsatlarına ulaşma oranları daha düşüktür.

Önyargının Cinsiyet Temelli Boyutları

Önyargı, sadece ırk ve etnik kökenle sınırlı değildir. Cinsiyet de önemli bir faktördür. Önyargılar, erkekler ve kadınlar arasında farklı şekillerde tezahür edebilir. Erkeklerin önyargıları, genellikle daha pratik ve sonuç odaklıdır. Mesela, erkeklerin iş dünyasında genellikle güçlü, lider ve etkili kişiler olarak görülmeleri, cinsiyet temelli önyargılara dayanır. Buna karşın, kadınlar, toplum tarafından sıklıkla empatik, duygusal ve bakım veren figürler olarak algılanır.

Erkeklerin "başarı odaklı" bakış açıları, onların bazı gruplarda daha çok avantajlı olmalarına yol açabilirken, kadınların "sosyal ve duygusal" odaklı bakış açıları, toplumda onların genellikle destekleyici rollerle sınırlanmasına neden olabilir. 2020'de yapılan bir araştırma, kadınların liderlik pozisyonlarına gelmekte daha fazla zorluk yaşadıklarını ve bu zorlukların büyük kısmının toplumsal önyargılardan kaynaklandığını göstermiştir. Kadın liderlerin daha fazla “duygusal” ve “güvenli” olmaları gerektiği düşüncesi, önyargının bir başka örneğidir.

Bu da demektir ki, önyargıların sadece bireylerin ya da grupların düşüncelerini şekillendirmekle kalmaz, aynı zamanda toplumda yerleşik ve sistematik eşitsizlikleri pekiştirebilir.

Önyargının İş Yaşamındaki Yansımaları ve Ekonomik Etkileri

Birçok şirket, cinsiyet, etnik köken veya yaş gibi faktörlere dayalı önyargılar nedeniyle yetenekli bireyleri göz ardı edebiliyor. Birleşik Krallık'ta yapılan bir araştırma, kadınların, özellikle liderlik pozisyonlarında, iş dünyasında daha fazla engellemeyle karşılaştıklarını gösteriyor. Yalnızca bu engellemelerle kalmıyor; bu tür önyargılar şirketlerin ekonomik performansını da olumsuz etkiliyor. Harvard Business Review'da yayımlanan bir makale, çeşitliliği kucaklayan şirketlerin daha yüksek finansal performans gösterdiğini ve bunun, daha geniş bir yetenek havuzuna erişimden kaynaklandığını belirtiyor. Önyargıların iş gücü verimliliği üzerinde ne kadar olumsuz bir etkisi olduğunu görmek, bu konuda değişim gerekliliğini daha açık bir şekilde ortaya koyuyor.

Önyargıların iş yaşamındaki etkilerini anlamak, toplumsal değişim için adımlar atılmasını sağlayabilir. Fakat, bu tür değişikliklerin yalnızca bilinçli çabalarla yapılabileceği gerçeği de göz ardı edilmemelidir.

Önyargıyı Kırma Yöntemleri: Neler Yapılabilir?

Önyargıları kırmak için atılacak adımlar, yalnızca eğitimle sınırlı değildir. İnsanların kendi bilinçaltı önyargılarıyla yüzleşmesi, toplumda önyargıların yok edilmesine yönelik ilk adımdır. Örneğin, bir kişi kendi önyargılarının farkında olursa, bu onun davranışlarını değiştirebilir. Bu konuda yapılan bir araştırma, çeşitliliği teşvik eden eğitim programlarının önyargıları azaltmada etkili olduğunu göstermektedir.

Toplumsal ve bireysel düzeyde, farkındalık yaratmak, empatiyi artırmak ve çeşitli grupları bir araya getiren etkinlikler düzenlemek, önyargıları kırmak için önemli stratejilerdir. Eğitim kurumlarında, iş yerlerinde ve günlük yaşamda bu tür adımların atılması, toplumsal cinsiyet, etnik köken ve diğer faktörlere dayalı önyargıları kırmak için kritik bir rol oynar.

Sonuç: Önyargıdan Arınmış Bir Toplum İçin Ne Yapabiliriz?

Sonuç olarak, önyargı sadece bir düşünme hatası değil, toplumun çeşitli alanlarında derin etkiler yaratabilen bir sorundur. Hem bireysel hem de toplumsal düzeyde bu sorunu çözmek için farkındalık ve bilinçli çabalar gereklidir. Toplumda bu konuda değişim sağlamak, sadece daha adil bir toplum inşa etmekle kalmaz, aynı zamanda daha etkili bir iş gücü ve daha güçlü sosyal ilişkiler oluşturur.

Sizce önyargıları kırmanın en etkili yolları nelerdir? Toplumsal değişimi nasıl hızlandırabiliriz? Bu konuda düşüncelerinizi paylaşın, çünkü hep birlikte öğrenerek gelişebiliriz!
 
Üst