Papağanlar arkalarını görür mü ?

BordoBereli

Genel Mod
Global Mod
Bir hayvanın dünyayı nasıl gördüğünü yalnızca insan gözünün sınırlarıyla değerlendirmek ne kadar doğru?

Kör Alan Gerçekten Bir Dezavantaj mı?

Burada eleştirel bakılması gereken noktalardan biri de şu: Papağanların geniş görüş alanını anlatırken bazen “neredeyse 360 derece görüyorlar” ifadesi kullanılıyor. Bu ifade dikkat çekici olsa da tek başına kullanıldığında yanlış anlaşılmaya müsait.

Çünkü 360 dereceye yaklaşan toplam görüş alanı, her yönde aynı ayrıntı düzeyinde ve aynı anda görme anlamına gelmez.

Araştırmacılar papağanların görüş alanında hem monoküler hem binoküler bölgeler bulunduğunu, ayrıca kör bölgelerin de olabildiğini gösteriyor.

Dahası, görme alanının geniş olması görüntünün her noktasının aynı keskinlikte olduğu anlamına da gelmez. Kuşların retinasında yüksek görme keskinliği sağlayan özelleşmiş bölgeler bulunabilir ve bu bölgelerin konumu türden türe değişebilir. Papağan türleri arasında retina yapısında da farklılıklar bildirilmiştir.

Dolayısıyla “çok geniş görüyor” ile “her şeyi ayrıntılı görüyor” ifadelerini birbirinden ayırmak gerekiyor.

Bu, forumlarda sık karşılaşılan birçok yanlış yorumun da temelinde yatıyor.

Bir papağanın uzaktaki bir hareketi fark etmesi ile o nesnenin ayrıntılarını net biçimde tanıması aynı şey değildir.

Erkeklerin Stratejik, Kadınların Empatik Yaklaşımı Meselesi Burada Nasıl Ele Alınabilir?

Bu konuya insan davranışlarını da dahil etmek mümkün; ancak burada dikkatli olmak gerekiyor. “Erkekler böyledir, kadınlar şöyledir” şeklindeki biyolojik veya psikolojik genellemelerin bilimsel bir açıklama olarak kullanılması doğru olmaz.

Örneğin aynı papağan gözlemini yapan iki kişi, cinsiyetlerinden bağımsız olarak tamamen farklı yorumlara ulaşabilir. Bir kişi daha stratejik davranıp “Papağan hangi açıdan yaklaşanı fark ediyor, görüş alanının sınırı nerede?” diye gözlem düzenleyebilir. Başka biri ise daha empatik ve ilişkisel bir yaklaşımla “Papağan neden bana baktı, benden çekindi mi, benim yaklaşma biçimimi nasıl algıladı?” sorularına odaklanabilir.

Bunları erkek ve kadınlara zorunlu özellikler olarak değil, insanlar arasındaki farklı problem çözme ve gözlemleme biçimleri olarak düşünmek daha sağlıklı.

Bir erkek ayrıntılı bir gözlem günlüğü tutup açılar ve mesafeler üzerinden konuyu inceleyebilirken bir kadın papağanın davranışsal tepkilerini ve insanla kurduğu etkileşimi ayrıntılı biçimde değerlendirebilir. Bunun tersi de elbette aynı ölçüde mümkündür.

Bilimsel açıdan önemli olan gözlemi yapan kişinin cinsiyeti değil, gözlemin nasıl yapıldığı, ölçümün tekrarlanabilir olup olmadığı ve yorumun kanıtla desteklenip desteklenmediğidir.

“Arkasını Görüyor” İddiasının Güçlü ve Zayıf Tarafları

Bu iddianın güçlü tarafı, papağanların gerçekten de olağanüstü geniş bir görsel kapsama sahip olmasıdır. Özellikle Senegal papağanı üzerindeki ölçümler, toplam görsel alanın yatay düzlemde yaklaşık 344 dereceye ulaşabildiğini gösteriyor.

Ayrıca papağanların göz hareketleri ve baş hareketleri, çevrelerindeki geniş alanı etkin biçimde taramalarına yardımcı olabilir.

Ancak iddianın zayıf tarafı “arka taraf” kavramının fazlasıyla basitleştirilmesidir. Papağanın doğrudan ensesinin arkasındaki alanı görmediği bir kör bölge bulunabilir. Dahası, türler arasında görme sisteminin ayrıntıları değişebilir. Kuşlarda görsel alanların ekolojik ihtiyaçlarla şekillendiğini gösteren çalışmalar da bu farklılıkların önemini ortaya koyuyor.

Bu nedenle “bütün papağanlar arkalarını görür” demek bilimsel açıdan savunulabilir bir cümle değil.

Daha doğru ifade şu olur:

Papağanların görüş alanı son derece geniştir ve başlarının çevresinin çok büyük bölümünü kapsayabilir; ancak doğrudan arkalarında görsel kör bölgeler bulunabilir.

Evdeki Papağanı Gözlemlerken Nelere Dikkat Etmeli?

Bu konuyu kendi papağanımız üzerinde anlamaya çalışıyorsak, tek bir gözlemden sonuç çıkarmamak önemli.

Örneğin papağanın arkasından yaklaşırken bir anda dönmesi, mutlaka bizi gördüğü anlamına gelmez. Sesimizi duymuş, yerde oluşan gölgeyi fark etmiş, hava hareketini algılamış veya çevresel başka bir ipucuna tepki vermiş olabilir.

Daha kontrollü bir gözlem yapmak için yaklaşma açısını değiştirmek, hareket hızını değiştirmek ve papağanın ne zaman başını çevirdiğini not etmek daha anlamlı sonuçlar verebilir. Ancak bunu papağanı strese sokmadan yapmak gerekir.

Burada başka bir kritik nokta daha var: Görsel tepkiyi işitme duyusundan bağımsız değerlendirmek gerekir.

Bir papağanın arkasındaki kişinin varlığını fark etmesi ile onu görmesi aynı şey değildir.

Bu ayrımı yapmadan “Beni arkasından gördü” sonucuna ulaşmak, günlük gözlemi bilimsel kanıt gibi yorumlamak olur.

Sonuç: Papağanların Arkalarında Küçük Bir “Görsel Boşluk” Var

Sonuç olarak papağanların arkalarını görüp görmediği sorusuna tek kelimelik “evet” veya “hayır” cevabı vermek bana göre konunun asıl ilginç tarafını kaçırıyor.

Papağanlar insanlarınkinden çok farklı bir görsel sisteme sahip. Gözlerin kafanın yanlarında bulunması sayesinde son derece geniş bir çevresel görüş elde ediyorlar. Senegal papağanında yapılan ölçümler, yatay düzlemde yaklaşık 344 derecelik toplam görsel alan ve başın arkasında yaklaşık 16 derecelik bir kör bölge ortaya koyuyor.

Dolayısıyla papağan tam anlamıyla ensesini görmüyor, fakat görüş alanının genişliği nedeniyle bizim “arkası” olarak düşündüğümüz bölgenin büyük kısmını çeşitli açılardan izleyebiliyor.

Bence bu konudaki en güzel ders de burada: Hayvanların duyularını insan duyularının biraz değiştirilmiş versiyonları gibi düşünmemek gerekiyor. Papağanın dünyası yalnızca daha geniş bir görüş alanından ibaret değil; göz hareketleri, monoküler ve binoküler alanların dağılımı, retinal uzmanlaşmalar ve hatta ultraviyole duyarlılığı gibi unsurların birlikte oluşturduğu farklı bir algı sistemi.

Belki de asıl sorulması gereken soru “Papağan arkasını görebiliyor mu?” değil:

Papağan çevresindeki dünyayı bizim fark edemediğimiz hangi bilgiler üzerinden algılıyor?

Ve bir sonraki sefer papağanınız başını çevirmeden arkanızdaki hareketi fark ettiğinde, gerçekten sizi gördü mü; yoksa biz yalnızca onun çok daha karmaşık duyusal sisteminin sonucunu insan bakış açımızla mı yorumladık?

Bu ayrımı yapabilmek, hem papağan davranışlarını daha doğru anlamamızı hem de günlük gözlemlerimizi bilimsel kanıtla karıştırmamamızı sağlar.

Kaynakları görünür ve tutarlı hale getirKişisel deneyimi daha somutlaştır

Kaynakları görünür ve tutarlı hale getir

Kişisel deneyimi daha somutlaştır

Cinsiyet bölümünü daha doğal bağla
 
Üst